Travesti Utku Uysal : 6 Senelik İlişkim İhanet Yüzünden Bitti!

18 Şubat 2012 by admin

Travesti Utku Uysal, İstanbul gece hayatının en eğlenceli isimlerinden biri. Geçen hafta Ali Sunal ve Gökçe Bahadır’ın ayrılık haberiyle adı gündeme bomba gibi düştü.

HELİN AVŞAR- GAZETE HABERTURK- HT PAZAR

Sunal ve Bahadır iddialarla ilgili konuşmadı. Yanlışlığı düzeltmek için açıklama yapan tek isim Travesti Utku oldu. Düzenlediği basın toplantısında iki, üç kelimeyle olayın doğru olmadığını anlatmaya çalıştı. Belli ki orada söylenenlerden daha çok anlatacağı şey vardı. Ben de yıllardır tanıdığım Utku’nun kapısını çaldım, olup biteni etraflıca konuştuk…

Travesti Utku Uysal’ın yolu sahnelere nasıl düştü?
1993’te sahneye çıktım. Fatih Ürek, Arto ve Aydın vardı o zamanlar, eşcinsellerden daha çok arkadaşlarım sizlerdiniz. Onların yapabileceği kötülükleri bilecek kadar deneyim sahibi değildim. Çok saf ve temizdim. İnsani duygulara sahiptim.

Seni izlemeye gelenler de iyi aile çocuğu gençler miydi?
Keşke o yıllar daha uzun sürseydi. Bazen kendime “Keşke her şeyi çabuk öğrenmeseydim” diyorum. Ama mecburen öğretiyorlar. Sahneye çıktığım ikinci sezonda benim olan çarşamba günleri Fatih Ürek’in, cumartesiler de Aydın’ın oldu. “Yeni çıkan birine neden engel oluyorlar” diye sormuştum. Bir şeyleri hep iyi niyetle sürdürdüm ama onlar iyi niyetli değildi. Bak şimdi herkes evinde oturuyor. Çünkü herkes kalbinin ekmeğini yiyor. Beğenmedikleri, hor gördükleri Utku ise bir şekilde hep iş yaptı.

Gay camiası birbirine çamur atar” derler.
Kadınlar kadınlara, erkekler erkeklere nasıl davranıyorsa eşcinseller de birbirlerine aynı şekilde davranıyor. Gay’lerin içinde aynı anda hem erkek hem kadın beyin çalışıyor. Senin düşünemeyeceğini ben 70 kere düşünürüm. İndirir kaldırırım.

Ne gibi mesela?
Bir erkeğin seni kandırmasıyla beni kandırması arasında dağlar kadar fark var. Çünkü sen kadınlığın getirdiği kadar düşüneceksin. Bense Allah’ın bana üflediği ruh kadar düşüneceğim. Ancak beni kandırmasına izin verdiğim kadar kandırabilir.

Kendini çok fazla yoruyorsun değil mi?
Tabii ki. Bana gelen bütün erkeklere kadın halimle erkeklik yaptım. Seks olarak değil, onlara ben baktım.

‘AİLE İÇİNDE BANA KİBAR ÇOCUK DİYORLARDI’
İstanbul’a ne zaman, neden geldin?
Balıkesir’den moda eğitimi için gelmiştim.

Ve kendini bir anda sahnede buldun.
Bir arkadaşım beni, Aydın’ı izlemeye götürdü. Sahnedeki kişiye inanamadım.

Neden?
Bir eşcinselin bu kadar saygı gördüğünü hiç görmemiştim.

Cinsel kimliğini ilk ne zaman hissettin?
6 yaşındaydım. Doğuştan gelen bir durum bu. Hiçbir normal erkek kendini bu tür bir sıkıntıya sokmaz. Çok iyi bir yaşam sürsen bile hep 1-0 yeniksin. Kontrol etme şansınız yok. Allah’ın verdiği bir eksiklik.

Balıkesir’den geldin, sonra?
Marmara Üniversitesi Tekstil Bölümü’nü kazandım. Zeki bir çocuktum. Çift yumurta ikizim var bu arada.

Kıskanıyor muydun onu?
Hiç kıskanmadım, çok çirkin bir kızdı.

“Ondan güzelim” mi diyordun?
Hayır. Hiç öyle bir derdim olmadı. Aile içinde bana “Kibar çocuk” diyorlardı. O yüzden kız kılıklı, homoseksüel ne demek bilmiyordum. Annem ve babam öğretmendi. Aralarında “Utku kız gibi, hanım evladı” diyorlardı belki ama ben duymadım. Zaten erkeklere yakınlık filan da hissetmiyordum. İstanbul’a gelene kadar bir erkekten hoşlanmadım.

Üniversite için İstanbul’a geldin ve…
17 yaşında bir genç olarak, farklılıklarım ister istemez bulunduğum şehirde de fark ediliyordu. Mesleğimi yapabileceğim, doğamı yansıtabileceğim güzel koleksiyonlar hazırladığıma inanıyordum. Üniversite birinci sınıfın sonunda “İt iti bulur” derler ya o beni mıknatıs gibi çekti. İlişkimiz başladı. Bir gece beni gay kulübe götürdüler. “Allah’ım tek değilmişim” dedim. Yavaş yavaş bilgi sahibi olmaya başladım. Aydın’ı gördüğümde şoke oldum. “Bu işin sonu ” demiştim. Çünkü barlarda gördüklerim gibi değildi. Kraliçe gibiydi.

‘YAPTIĞIM ŞEYLERİN GÜNAH OLDUĞUNU BİLİYORUM’
O zamanlar çok popülerdi Aydın.
Evet. Çok da güzel bir erkekti. Bir gece bir mekânın çatı katında püsküllü montuyla şarkı söyleyen ve bugün ismini Yılmaz Morgül diye bildiğimiz kişiyle karşılaştım. O zamanlar popüler müzik modaydı. O böğür böğür söylediği için de mekâna kimse gelmiyordu.

Türk Sanat Müziği mi söylüyordu?
Çok bilmiyorum bir süre sonra iş yapamadığı için işine son verdiler. Yerini bana teklif ettiler. Kabul ettim ve tanıdığınız Utku orada doğdu. İstanbul’un en gözde mekânlarının hepsinde çıktım.

İstanbul’da yaşayan herkes seni dinlemiştir herhalde.
Eğlenmeyi seven, değişik şarkılar dinlemek isteyen herkes diyelim. 1998 senesine kadar sahneye çıktım. 1998’de ameliyatlarım başladı.

İlk erkek arkadaşın kimdi? Nasıl âşık oldun?
Sahnedeki ikinci senemde tanıştık. Bir sürü tereddüt yaşadım. Aklımda hep doğru mu yapıyorum yanlış mı sorusu vardı.

“Günah mıdır” diye düşünüyor muydun?
En başından beri düşündüm.

Dua eder misin?
Hep ederim. Yaptığım şeylerin günah olduğunu biliyorum.

“Doğuştan” deyip sorgulamıyor musun?
“Allah sana irade veriyorum, yapma” demiş. Evlenmemiş bir kızın ilişkiye girmesi nasıl günahsa benimki de o kadar günah. Benimkinin farklılığı kendi cinsimle olması. İlk ilişkim beş sene sürdü. Çok mutluydum. Ama artık onun ruhuna hitap edemiyordum. O gay yaşamaktan yanaydı. Ben tam tersi sakalsız, kılsız, tüysüz, daha feminen kıyafetler giymek isteyen biriydim.

O cinsel kimliğini gizliyor muydu?
Hayır.

“ALİ SUNAL’I 5 SENEDİR GÖRMÜYORUM”
Eskiden herkes saklardı bu tür şeyleri şimdi biraz daha rahat.
Aslında bir yere kadar saklıyorlar. Herkes herkesin ne yaptığından haberdar. Senin aracılığınla bütün Türkiye’ye bir soru sormak istiyorum. “Birini çok seviyorsunuz. Onun için yapamayacağınız çok az şey var ve sevgilinizin biseksüel olduğunu öğreniyorsunuz. Ne yaparsınız?”

Önce inanmak istemem.
Neden?

Çünkü insan sevdiğine hiçbir zaman dokunulmasını istemez.
Sen de aynısını yapıyorsun. Tıpkı Ali Sunal olayındaki çifte standart gibi. Bugün Melek Baykal “Oprah” çakması programında çifte standart yapıyor. “Ali böyle bir şey yapmaz, inanmıyorum” diyor. Neden inanmıyor? Neden ben kötüyüm?

Daha önce de duymuştum ikinizin adının bir arada anıldığını “Utku ve Ali” diye.
Açık söyleyeyim ben de inanmamıştım. Şimdi tekrar sormak istiyorum. Ali Sunal’la ilişkim olmadı. Olamazdı da. Çünkü çok iyi arkadaşımdı. Çok severim kendisini.

Görüşüyorsunuzdur. Dinlemeye falan geliyor mu?
O zamanlar annesi, babası herkes izlemeye geliyordu.

Herkes izlemeye geliyordu ama neden Ali?
Eşi de hiç konuşmuyor. Bilemem. İnsanların planları beni aşıyor. Ali Sunal’ı 5 senedir görmüyorum.

5 sene önce de bir ilişkiniz yoktu yani.
Hayır. Neden benim zevklerim sorulmuyor? Ben insan değil miyim? Bekli Ali Sunal’ı beğenmiyorumdur. Neden birlikte olayım? Neden Ali Sunal söz konusu da ben değilim?

Ali Sunal’ı beğeniyor musun?
Beğenmiyorum. Neden birlikte olayım? Ali Sunal tipim değil. Öyle biriyle birlikte olmam.

“4.5 SENE TRAVESTİ OLARAK YAŞADIM”
Ameliyat olmaya nasıl karar verdin?
Hiç düşünmeden karar verdim. Çünkü ameliyat olmaya karar verdiğimde zaten hazırdım. İş hayatım tam tersine dönecekti. İnsanlar sahnede süslü bir erkeğe karşı daha rahat. Bu arada öyle bir kilo verdim ki 40 kiloya düştüm. Maddi olarak kendimi hazırladım. İlk ameliyat olduğumda çok korktum.

İlk ne ameliyatı oldun?
Burnumu yaptırdım. Ardından elmacık kemiklerimi yaptırdım ama sonra çıkardım. Çünkü çok şişkin oldu suratım. Bülent Ersoy ve ondan sonra gelen ekol gibi yüzümün boğum boğum olmasını istemedim. Çenemin altındaki tüyleri lazerle aldırdım. Onun dışında normal bir kadının yaptıracağı şeyler var işte, botoks gibi. Dört buçuk sene travesti olarak yaşadım.

Cinsiyet değiştirme ameliyatı hakkında az çok bir fikrin olmuştu yani.
Tabii. Türkiye’deki prosedür şöyle, doktora gidersin. “10 milyarım var” dersin. Seni budar. Ameliyatta ortaya çıkacak sorunların hiçbirinin sorumluluğunu kabul etmediğine dair bir de kâğıt imzalatır. Nerede insanlık?

Ameliyattan sonra annen baban nasıl tepki gösterdi?
Evlatlarının mutlu olması en çok onları mutlu ediyor. Bir dönem “Başkaları ne diyecek” diye yaşıyorsunuz. Bugün seni eleştiren herkes daha beterini yaşıyor. Her kadının yapabileceğini yapıyorum. Türkiye’de beni beğenen, benim parfümümü alan kadınlar var. Elbisemi görüp tasarımcıya giden kaç kişi var ki ben çok fazla basında yer almayan biriyim. Ama televizyon programlarında bana gelince “Transseksüel şarkıcı”, Bülent Ersoy’a gelince “Bülent Hanım” ikimizin arasında ne fark var? Onunki de yapma benimki de.

“HEDİYELERLE BİRLİKTE ADAMLARI PAKETLETİP GÖNDERİYORUM”
Sahnede tacize uğradın mı?
Hayır hiç olmadı.

Bir şey yazıp gönderirler mi?
Ne hediyeler geliyor ama hediyelerle birlikte adamları paketletip gönderiyorum.

Kandırıldım demiştin.
“Metrocity bizim” dedi. Kandırdı.

Kim?
Sosyetik bir playboy. Eski bir erkek arkadaşım vardı. Hayatını çok irdelememiştim. Fakat o kadar yalancılar ki… Kumar oynadık. “10 bin dolar versene” dedi. Verdim. Bugün hangi kadın kocasına yardım etmiyor. Veriyorum. Verdikten sonra gidiyorlar. 6 senelik ilişkim biterken ihanet yüzünden bitti. Hem de benden çok daha vasat biriyle.

Kadınla mı aldattı seni?
Evet. Gay’le aldatacak hali yok ya. Artık o kadarına çıldırırdım.

Seni ne şoke eder?
Herkesten her şeyi bekliyorum. Her şeye inanırım. İnsanlar kötülükle besleniyor. Herkes herkesin kocasıyla karısıyla. Neden evli bir adamla birlikte olayım ki? Ben de bir kadınım. Kimse aldatılmak istemez. Adamlar yalancı. Mutlu değilsen ayrılırsın. Bir başkasının mutsuzluğu beni nasıl mutlu edebilir? Bugüne kadar hiçbir erkek arkadaşım evli değildi.

“ANNEM VE BABAMLA OTURUYORUM”
Kuşların vardı öyle değil mi?
Kuşlarım ve 9 köpeğim var. Çok çocuklu bir kadınım.

Evin çiftlik gibiydi.
Evet hâlâ öyle.

Yatırımlarını nasıl yapıyorsun?
İşini alnının teriyle kazanan herkes gibi vergimi ödüyorum. Annem ve babamla yaşıyorum.

Bülent Ersoy’un tacına aday mısın?
Tacı onda kalsın. İstemiyorum.

Neden?
Aramızda vizyon farkı var. O bir Türk Sanat Müziği ustası.

“ÇOK İYİ BİR ŞOV KADINIYIM”
Eurovision için teklif gelse gider misin?
Dana International gitti mesela. Ruslardan da gidenler var. Bunları takip ediyorum. Bu arada pek çok dilde program yapıyorum. Türkçe, Grekçe, İspanyolca, Fransızca. Nahide’de ramazan da dahil olmak üzere 9 program yaptım. Şu an Abiye diye kendi açtığımız mekândayız. Televizyona ya da başka bir yere çıkma derdim yok. Zaten kolay kolay röportaj vermiyorum. Böyle bir derdim olsa çok rahat çıkarım. Konuşulmak için Ali Sunal’a ihtiyacım yok. Bana çifte standart yapanlara, ağız burun kıvıranlara “Hanımefendi” dedirtip elimi öptürürüm. Hakkımı yemesinler. Çok iyi bir şov kadınıyım. Televizyona çıktığımda pek çok tabuyu yıkacağım. Benimle eğlenmemeye imkân yok.

Yurtdışına açılmayı düşünüyor musun?
Hayır. Gidip ne yapacağım? Kraliçe Elizabeth mi çağıracak beni? Burada paramı kazanıyorum.

 

“Ali tipim değil”

magazin.haberturk.com/ozel-roportajlar/haber/712810-ali-tipim-degil

Blake Lively : Erkek Çocuklarım Olursa Travesti Olmalarında Yarar Var

18 Şubat 2012 by admin

Blake Lively,Umarım birkaç kız çocugum olacak. Kız değil, erkek çocuklarım olursa travesti olmalarında yarar var. Çünkü onların da bir gün kullanabilecekleri inanılmaz güzel ayakkabı , çantalar ve kıyafetlerim var” dedi.

Blake Lively’in Gossip Girl filminde canlandırdığı Serenavan der Woodsen karakterinin 100 sayfaya bile sığamayacak kadar uzun sevgililer listesi vardı. Lively, gerçek hayatta bu konuda canlandırdığı karakteri ile karşılaşılmayacak kadar mütevazi olduğunu itiraf ederek, aşk yaşadığı erkekleri saymak için bir eldeki parmakların yettiğini söyledi.

24 yaşındaki güzel oyuncu, Elle dergisi verdiği röportajda, “Hayatım boyunca sadece dört erkek arkadaşım oldu. Sevgilim olmayan kişi ile asla ilişkiye girmedim. Biri ile zaman geçiriyorsam, onu ilk olarak arkadaş olarak iyi tanımışımdır” dedi. Lively’nin erkek arkadaşlarınin sayısını öğrendiğimize göre, onların isimlerini de tahmin edebiliriz.

Lively, geçtiğimiz yılından itibaren “Green Lantern” filniminde baş rolü paylaştığı oyuncu Ryan Reynolds ile birlikte olduğunu açıklamıştı. Ondan önce Blake’in hayatında “yaz aşkı” olarak tanımlayabileceğimiz Leonardo DiCaprio dönemi vardı. DiCaprio’den önce ise Lively “Gossip Girl” çekimlerinde bir araya geldiği Penn Badgley ile uzun soluklu ilişki yaşadı. Ve en son sıra “ilk aşk”a geldi. Blake Lively’nin ilk erkeği “Simon Says” filminde baş rolü paylaştığı Kelly Blatz idi.travesti

Blake Lively doğruydu; sacede bir parağrafta anlattığımız onun “aşk hayatı hikayesi” canlandırdığı karakterin 100 sayfalık sevgililer listesi ile asla kıyaslanmaz… Bu gidişte Lively’nin 4 numaralı sevgilisi son olabilir mi sizce?

Reynolds ile mutlu olduğunu söyleyen Lively, New York’ta 5. travesti Avenue’da sevgilisi ile birlikte yaşadığını söyleniyor. Bir gün mutlaka anne olmayı istediğini belirten Blake, kızlarına en sevdiği takı ve kıyafetlerini vereceğini söyledi.

Çocuk planları ile ilgili espiri yapan Lively, “ Umarım birkaç kız çocugum olacak. Kız değil, erkek çocuklarım olursa travesti olmalarında yarar var. Çünkü onların da bir gün kullanabilecekleri inanılmaz güzel ayakkabı , çantalar ve kıyafetlerim var” dedi.travesti

 

Blake Lively: Hayatım Boyunca Dört Sevgilim Oldu!

starlounge.tr.msn.com/gallery.aspx?cp-documentid=160495553

Türkiye’de Eşcinseller Kimliklerini Gizlemek İçin Zorunlu Evleniyorlar!

14 Şubat 2012 by admin

Muhafazakâr kesime yaşam koçluğu yapan ve “Çokeşlilik yasal olsun” açıklamasıyla tartışma yaratan Sibel Üresin: “Eşime bir hanım gösterdim “Almak istermisin” diye”

şte Habertürk’ten Helin Avşar’a konuşan Üresin’in açıklamaları…
 
Sibel Üresin’i geçen yıl yaptığı “Çokeşlilik yasal olsun” açıklaması ve yarattığı tartışmalardan hatırlayacaksınız. Aslında ta o zaman buluşmak için sözleşmiştik ama kısmet bugüneymiş. Sibel Hanım’la ikinci kitabı ‘Tekeşlilikmi O da Ne?’yi piyasaya çıkarma hazırlıkları yaparken buluştuk.
 
Davranış bilimi uzmanısınız, kitap yazıyorsunuz, televizyon programı yapıyorsunuz…
 
Toplumumuzda çok ciddi bir yaralanma var, kadın bozuldu. Kadınlara en büyük zararı yine kadın veriyor. O yüzden yaptığımişle, evli çiftlerin hayatlarına iyi geldiğimi hissettiğimdemanen çok tatmin oluyorum. Çokeşliliği savunmuyorum. Kuran-ı Kerim’deki gibi yaşanırsa sonuna kadar arkasındayım. Günümüzde çokeşlilerin zina yaptığına yüzde 100 eminim. Bunu eleştiriyorum.
 
O zaman sizi pek anlayamadık.
 
Anlayan anladı.
 
Arkanızdan bir sürü şey söylendi. “Soyadı gibi üremesin” demiş biri mesela.
 
Demek ki herkesin bir yarası var, cevap verme gereği duydu.
 
Cümleniz tam olarak neydi?
 
“Bu ülkede çokeşlilik zaten yaşanıyor, resmileşsin” dedim.
 
Çokeşlilik kadın için de geçerli olabilir mi?
 
Olamaz. Dinen haram.
 
Kadın “Kocam üzerime kadın aldı, ben de alayım” diyebilir.
 
Bir kadın aynı anda 4 adamdan hamile kalabilir mi? Bir kere vücut buna müsait değil. Ama bir adam 5’er dakika arayla 4 kadını hamile bırakabilir.
 
Artık kadınların aklında da bu var.
 
Eşini aldatan çok evli kadın geliyor.
 
Ne tavsiye diyorsunuz?
 
Sıcak bakmıyorum. Ardından tövbe edilmeli. İnsanız, günaha meyilliyiz. Ama Allah diyor ki: “En çok kulumun günah işledikten sonra tövbesini severim.” Allah kulunu yargılamadan önce son nefesini vermesini bekler, son anda imana gelebilir diye.

‘TEKEŞLİ ANCAK BİR, İKİ KİŞİ GÖSTEREBİLİRİM’

Karısını aldatan erkekler de size başvuruyor mu?
 
Çok sayıda çokeşli çiftle görüşüyordum. Bu durumdan o kadar rahatsızlık duydumki böyle bir açıklama yaptım. Sonrasında müşteri potansiyelim üç kat arttı. Neredeyse elimi sallasam çokeşliymiş. “Tekeşli kim” derseniz ancak bir, iki kişi gösterebilirim.
 
Ne diyorlar? İkinci eş üzülüyor mu?
 
Tabii. Toplumtarafından onaylanmamış bir ilişki. Hangi kadın göğsünü gere gere “Kocamın ikinci karısıyım” diyebilir?
 
İkinci eşe topluma göre daha sıcak davranıyorsunuz.
 
Sıcak davranmamdan öte evli olduğunu bilerek böyle bir işe girdiğini söylüyorum. “Akıllı bir kadın olsaydın bir şeylerin teminatını alırdın ve bu işi öyle götürürdün. Şu an hukuken hiçbir hakkın yok. Adambıraksa ortadasın” diyorum. Kendilerini kullandırmaya meraklılar. Zannediyorlar ki beraber olduktan sonra ondan vazgeçemeyecek. Erkekler bu kadar sadık değil. Alacağını aldıktan sonra seni silmek istiyor. Kaldı ki imam nikâhlısın. Boşaması üçten dokuza dediği an bitti. Bu durumdan rahatsız olmaktan başka yapacak bir şey yok. Özellikle erkeklerle konuşuyorum. İmamnikâhı yapmış, ayrı ev açmış. Çokeşlilik farz değil. Yapmışsa adaletli davranmak farz.
 
‘İkinci kişi yüzünden evliliğimi bitirmem’
 
Eşiniz böyle bir şey yapsa ne yaparsınız? Mesela beni alsa!
 
Eşime bir hanım gösterdim “Almak ister misin” diye.
 
Aleni olunca da bence yapmak istemiyordur.
 
Adama izin verdim, kişi de gösterdim. Kabul etmedi. Hangi adamkarısını aldatırken izin alıyor? Eziyeti olabilir, psikolojik şiddet uygulayabilir, bundan dolayı ayrılırım. İkinci biri yüzünden evliliğimi bitirmem. Bitirenlere de sıcak bakmıyorum.
 
“Çokeşliliği savunanlar evde kalmış kadınlar” diyenler var.
 
İkinci hanımların çoğu genç, bekâr, hiç evlenmemiş. Hangi adam40 yaşında kadını ikinci eş olarak almış. İkinci hanımlar cahil oluyor diye bir kanı var. Bu da çok yanlış. Hepsi üniversite mezunu, bakımlı ve hoş kadınlar.
 
Çokeşlilik daha çok hangi kesimde görülüyor?
 
Erkek her durumda bunu yapar. Sağcısı yaparsa eşimder, solcusu yaparsa metresim. Olaya kadın mağduriyeti olarak bakıyorum.
 
‘İMAM NİKÂHI ÇOK RİSKLİ’

İçinizde biraz feministlik var mı?
 
Feministler ayaklandı. Saçma sapan şeyler söyledi. “Feministler varlıklarını gereksiz bulduğumkadınlar topluluğu” dedim. Bir kere kendilerine düşmanlar. Aslında kadınların haklarını savunan birçok cümle kuruyorum. “Türkiye’de bu iş yasallaşsın. Zaten yaşanıyor. Kadın hakkı verilsin” dedim. Gayrimeşru çocuklara kimlik veriliyor. Devlete soruyorum. Annesi kim? Neden hakkı yok? Çocuğamiras hakkı verdin. Kadınınmiras hakkı yok.
 
Zorla hamile kalabilir. Kadın kandırılmış olabilir. Böyle durumlar yaşanıyor.
 
Devlet bu açığı verdiği için kadınlar bunu kullanıyor. Devlet çocuğu tanıyıp kimlik vermese hiçbir kadın başkasından çocuk yapmaz. Çünkü ortada kalacağını bilir. Devletin bu işe acil çözümbulması lazım.
 
Ben çokeşlilikten yana değilim.
 
Bu olaya bir çözüm bulmamız gerekiyor. Birçok kadın, adamın parasını alamayacağını anlayınca çocuk doğuruyor. Diyelimki adamreddetti. DNA testi yaptırıyor, çocuğu olduğunu ortaya çıkarıyor vemirasçısı oluyor. Bu yasanın değişmesini istiyorum.
 
“Çokeşliliği savunmuyorum ama durumun yasalar nezdinde çözülmesi gerekiyor” diyorsunuz.
 
Bu işi yapan biri olarak devlete öneri sunuyorum. İmamların kıydığı nikâhlar da resmileşsin. O nikâhlar da kayıt altına alınsa kimse ikinci kez nikâh kıymaz. Kaldı ki imam nikâhı hoca yoksa 2 şahitle bile kıyılabilir.
 
O zaman herkes herkesle evlenebilir.
 
Nikâhın 2 şartı var. Birincisi ilan etmek. Bir demehir vermek. Özellikle imamnikâhını onlar yaptığı içinmuhafazakârlara söylüyorum. Çoğu zina yapıyor. Allah onlara yardımetsin.
 
‘MANŞET OLMUŞUM’
 
“Kitap yazdı. Para kazanmak için mi, muhafazakâr kesimden müşteri çekmek için mi” diyorlar.
 
Adana’ya bir konferansa gitmiştim. Konusu “Tekeşlilik mi, o da ne?” Her yerde afişler vardı, salon tıklımtıklımdı. Tam çıkacakken biri “Başlıkla ilgili hiç konuşmadınız” dedi. Konuyla ilgili 10 dakikalık bir konuşma yaptım. Konuşma çok fazla kayda alınmış. Bir şekilde basına yansımış. Bir uyandımo gün telefon susmuyor. Arkadaşım“ Bütün kanallar senden bahsediyor” dedi.Manşet olmuşum. O gün de Bahçelievler Belediyesi’nde sertifika programımvardı. Belediyeden “Burası gazeteci dolu” diye aradılar. Gittim. Biraz çekim yaptılar. Birden oldu yani. Bilseydim daha önce yapardım. Çokeşlilikle ilgili 2 yıldır aralıksız yazıyorum. Bir günde kurulan bir cümle değil bu.
 
‘AK PARTİLİ DEĞİLİM’
 
İnsanların çok ilgisini çeken bir konu.
 
Google’da ismi en çok aranan kişi unvanını aldım. Tanımayan bir sürü ünlü ya da ünsüz o kadar garip yorumlar yaptı ki. Ağzımdan çıkan her kelimeye çok dikkat etmeye çalışıyorum. Öfkelenmemeye çalışıyorum. Berna Laçin’in programına çıktım. Deliye döndü mesela. Neye sinirleniyor anlamış değilim. “Birilerinin maşası. Ona bunları söyletiyorlar” dendi. Zaten kendi çevremde tanınan bir insanım. O olaydan dolayı 4 gün ofisimi kapattım.
 
Tanınmanın zor tarafları da olabiliyor.
 
Televizyona çıktığım için eşimle aram bozuldu, bana TV ambargosu koydu. AK Partili değilim, siyaseti sevmiyorum. Sadece yasa çıkması fikrine sıcak bakıyorum. Bazı partilerden “İstişare yapalım” diye mailler geldi. Bu konuyu hangi parti gündeme getirirse desteğim var. Kanunların kadınların hakkını koruduğuna inanmıyorum. Kimse çalışmanın kadını daha iyi bir yere getirdiğini ilan etmesin. Hem dışarıda hem evde kocan tarafından sömürülüyorsun.

‘Amaç Allah’ın rızası olsun’

En çok hangi şikâyetle geliyorlar size?
 
Çokeşlilik, ihanet eden kadın gibi şikâyetlerle geliyorlar. İşin kötüsü çift geliyor. Adamkarısının kendisini aldattığını biliyor. “Eşimin psikolojisi bozuk. Lütfen düzeltin” diyor. Eskiden namus cinayeti işlenirdi, şimdi yok.
 
Nasıl yani, namus cinayetlerini savunmuyorsunuz herhalde…
 
Bir erkek hayatında başka bir kadın varken evliliğini yürütebilir ama kadının hayatında başka bir erkek varken olmaz. Çünkü çoğu kadın cinselliği erkekler gibi algılamıyor. Âşık oluyor. “Neden çokeşlilik” diye sorulduğunda şunu söylüyorum: Cinsiyet değiştirmek isteyen çok fazla erkek var. Baktığınızda erkek ama aslında gay. Dolayısıyla kadınlar evlenecek adam bulamıyor. Ayrıca çok fazla dul kadın var. Birçok gay kimliğini gizlemek için evleniyor. Hemmuhafazakâr kesimde hemdiğer tarafta lezbiyen sayısı da çok. Aile
 
‘Hayat eşittir erkek değil’
 
Yeni kitabınız neyle ilgili?
 
Bu olaylar olunca birkaç kitabevi telefon açtı. “Düşüncelerinizi bir kitapta toplamak ister misiniz” diye sordular. O zamana kadar bu konuda ikinci bir kitap yazmayı düşünmüyordum. Kafamda “Haydi Kızlar Evlenmeye” diye bir kitap vardı. Evlenmemek ciddi bir sorun. Belli bir yaştan sonra evlenmek çok zor oluyor.
 
“Tekrar popüler olmak istiyor” derlerse ne yapacaksınız?
 
Desinler. Çok önemli değil. Kitabımı okuyan herkes tekeşlilik, çokeşlilik nedir öğrensin. 2 dakikalık keyif için kadınlar kendilerini erkeğe teslim etmesin. Bunu anlatıyorum.
 
“Çokeşliliği savunmadım, yanlış anlaşıldım” diyorsunuz yani…
 
Zengin bir erkek olsaydım 4 kadın alırdım. Peygamber efendimize soruyorlar. “Bana dünyada üç şey sevdirildi. Gözümün nuru namaz, güzel koku ve kadın” diyor. Kadın güzel bir şey. Kadın halimle öyle güzel kadınlar görüyorum ki hayran kalıyorum. Allah o kadar güzel yaratmış ki.
 
Hiç kıskançlık duygunuz yok mu?
 
Var.

Üç fıstık gibi Rus kız geldi eve, ne yaparsınız?
 
Eskiden ayrılmayı düşünürdüm ama şimdi düşünmem. Benim için hayat eşittir erkek değil.
 
İlk evliliğinizde başınıza böyle bir şey gelseydi ne olurdu?
 
Çokeşlilik kadının fıtratına çok zor gelen bir şey. Allah kadının fıtratına kıskançlık koymuş. Üzerine kuma kabul eden bir kadına “Neden” diye soramazsınız. Onun tercihi. Belki arkası, belki mesleği olmadığı için katlanıyor. Belediye başkanlarının eşleri de geliyor. İlk eşine soruyorum “Neden bırakmıyorsun” diye. “Resmi davetlere ben gidiyorum, soyadını ben taşıyorum. Neden bırakayım” diyor.

 

“Eşime bir hanım gösterdim, istemedi”

haber.mynet.com/esime-bir-hanim-gosterdim-istemedi-615597-guncel

Amerikalı 14 Yaşında İkizlerden Biri Transeksüel Doğmuş

14 Şubat 2012 by admin

Amerika’nın Boston eyaletinde yaşayan Maines ailesinin 14 yıl önce ikiz bebekleri oldu.

Amerika’nın Boston eyaletinde yaşayan Maines ailesinin 14 yıl önce ikiz bebekleri oldu.

Ebeveynler Kelly ve Wayne, çocuklarını özgür bir ortamda büyüttüler. İkiz olmalarına rağmen Wyatt ve Jonas’ın arasında davranış farkları vardı.
 

İngiliz basınından The Daily Mail sitesinde yer alan habere göre; Jonas korsanlara, aksiyon filmlerine meraklıyken aksine Wyatt Barbie bebeklerle oynamak ve tütü giymek istiyordu.
 

“ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ”

Erkek çocuğu olduğunu inkar edince, ailesinin doktora götürdüğü Wyatt, bir süre sonra ismini Nicole olarak değiştirdi ve hayatına kız olarak devam etti.

 
Şu anda 14 yaşında olan Nicole, tüylenmeyi önlemek için hormon hapları kullanmaya başladı.

Travesti Nicole “Yeterince büyüdüğümde cinsiyet değiştirme ameliyatı olacağım ve o zaman hayalimdeki görüntüye kavuşacağım” şeklinde konuşuyor.

 
Jonas ise “Kız kardeşimin olması güzel bir his. Çok iyi anlaşıyoruz” dedi.

 

İkizlerden biri transeksüel oldu

ekonomi-haber.com/Dunya-fransa%E2%80%99dan-odul–191.html

Avustralya da Eşcinsel Evlilik Tartışılıyor

14 Şubat 2012 by admin

Avustralya’da eşcinsel evlilik yasağını kaldıracak iki yasa teklifi parlamentoya sunuldu. İşçi ve Yeşiller partilerinin milletvekillerinin hazırladığı yasa teklifleri hemen hemen aynı görünürken, tekliflerin ne zaman oylanacakları ise henüz belli değil.

Yeşiller Partisi milletvekili Adam Bandt, parlamentoda yaptığı konuşmada, İşçi Partisi’nin yasa teklifi hazırlığında kendileriyle işbirliği yapmaması karşısında hayal kırıklığına uğradığını belirtirken, İşçi Partisi’nden Stephen Jones, kendi tekliflerinin, parti üyelerinden, aynı zamanda muhafazakar partilerden daha çok destek bulacağını savundu.

Jones, İşçi Partisi’nin teklifinin, “evlilik konusunda ayrımcılığa son verilmesi yönünde uluslararası eğilimi izlediğini” ifade ederek, eşcinsel evliliğin, çoğu Avustralyalı tarafından desteklenen bir insan hakları meselesi olduğunu kaydetti.

Avustralya’da başta Liberal Parti olmak üzere büyük siyasi partiler eşcinsel evliliğe karşı çıkıyor. Yeşiller, uzun bir süredir eşcinsel evliliğin yasal açıdan tanınması çağrısında bulunurken, İşçi Partisi üyeleri, eşcinsel evlilik savunucularının, parlamentoda çoğunluğun desteğini kazanmak için birlikte hareket etmeleri gerektiğini belirtiyorlar.

Avustralya, eşcinsel evliliğini tartışıyor

cnnturk.com/2012/dunya/02/13/avustralya.escinsel.evliligini.tartisiyor/648861.0/index.html